Ana Sayfa
  Hakkımda
  Kitaplarım
  Alternatif Eksenler
  Harşit Çepnileri
  Bahçecik Tarihi
  Köşe Yazılarım
  Şiirlerim
  Tebliğ-Konferans
  Haberler
  Fotoğraf Galerisi
  Ziyaretçi Defteri
  İletişim
 
 
Her türlü sorunuzu buradan sorabilirsiniz.
 
 
BAŞİSKELE’DE MİLLÎ MÜCADELE – 23

 

 
21  HAZİRAN   – ADAPAZARI’NIN    KURTULUŞU
 
‘21 Haziran sabahı düşman, ilk hamlelerimiz önünde çekiliyordu. Kısmen İzmit, 
kısmen de Seymen İskelesi istikametinde gidiyorlardı. Kıtalarımız çekilen düşmanı takibe koyuldular.’ 
Başiskele ve Karamürsel’in de kurtarılmasında rol oynayan Halit Molla, 
Adapazarı’nda ilk sabah ezanını bizzat okumuş ve Kazım Kaptan da  Hükümet Konağı’na Türk bayrağını çekmiştir. 
    
  22  HAZİRAN   – SAPANCA’NIN    KURTULUŞU
 
Sapanca’nın kurtuluşu sabah 07 30 gibidir.  Bahçecik’te bulunan Yunan topçu 
kuvveti arttırılmış, burada bulunan eşya ve ağırlıklar Derince Limanı’na taşınmaya başlanmıştır. 
    Bahçecik mıntıkasında Yunanlıların bir alay kadar tahmin edilen kuvvetinin Başiskele – Seymen civarında çadırlı ordugâh tesis ettiği, Döngel Köyü civarında keşif kolları ile çatışarak buralarda tahkimat yapmaya başladığı, Bahçecik’e 300 kişilik takviye kuvveti getirdiği görülmüştür. 
    22 Haziran günü Kalabak Köyü’nde, Çuha Fabrikası’nda ve Bahçecik’te, çekilen düşmanın geri kalan kuvvetleriyle şiddetli çarpışmalar oldu.  
    Mürettep Fırka, 22/23 Haziran gecesi Kolordudan, ertesi gün Bahçecik’teki birlikleri ile işbirliği yaparak Başiskele istikametinden taarruzlarına devam etme emrini almıştır. 
    
23  HAZİRAN 1921  HAREKÂTI
 
Mürettep Fırka birliklerinin Büyükderbent – Arslanbey – Çuha Fabrikası – 
Mahmutpaşa Çiftliği istikametinden başlattığı taarruz sonunda Yunan siperlerine girilmişi ağır zayiat veren Yunan kuvvetleri Mahmutpaşa Çiftliği’ne kadar çekilmişlerdir.
    Değirmendere Mıntıka Kumandanı’nın verdiği raporda: ‘10 topla desteklenen faik (üstün) düşman kuvvetleri Yazlık ve Matin’den  harekâtına devam etmektedir. Ahali kâmilen (tümden) aileleri ile birlikte geri çekilmektedir. Kırıntı, Katırözü, Ömerli köyleri istikametine jandarma sevki ile müsellah (silahlı) olanların iadesi halinde düşmana yandan vurulacak darbeler pek müessir (etkili) olacaktır. Cesaretli 1 topçu zabiti (subayı) ve 20 sandık cephane gönderilmesi halinde Saraylı ve Değirmendere yanmaktan kurtarılabilecektir. Paşadağı – Döngel istikametinden yardım kuvvetleri düşman ricat (geri çekilme) hattına taarruz etmezse vaziyet muhik (haklı olarak), bütün köyler tahribe maruzdur (açıktır). 
    Karamürsel Cephesi’nden kuva-yı muavene (yardım kuvveti) gelmesi halinde Değirmendere muhakkak kurtarılabilecektir. Ben 1 makineli tüfek ve toparlayabildiğim kuvvetle Hamidiye – Beyoğlu (Sofular) Boğazı arasından Saraylı istikametinden düşmana baskın yapacağım. Mıntıkada hiçbir sıhhiye teşkilatı yoktur, yaralıların durumu pek elimdir (acıdır).’ diyordu. Bölge halkının kıt imkânlara rağmen başarılı bir engelleme yapmaları sonucu bölgede büyük bir Yunan kuvveti yığılıp kalmıştır.
    İzmit Körfezi’nin güneyindeki harekât ile ilgili haberleşme dağları aşarak Katırözü üzerinden yapıldığından gecikmeler olmaktadır. Değirmendere Cephesi’ne taarruz eden Yunan kuvvetleri, Yeniköy ile Yazlıktepe üzerindeki büyük tepeyi  işgal edince o gün müsademeye (çatışmaya) girmeyen Servetiye Cephesi’nden Kırıntı Müfreze Kumandanlığı’na yardım gönderilmiştir.
    Aynı saatlerde Değirmendere Boğazı’nda bulunan Fahri Tabur Kumandanı  pek telaşlı olarak bir rapor göndererek; düşmanın pek şiddetli bir şekilde taarruz ettiğini ve 50 şehit ile pek çok yaralının bulunduğunu, vaziyetin pek fena olduğunu yazmıştır. Karamürsel Kaymakamı ve Karamürsel Mevki Kumandanı Tatar İhsaniye’ye geldiklerinde Değirmenderelilerin savunmayı bırakarak göçe kalkışan ahali ile birlikte dağıldıklarını öğrenmişlerdir. Geriye kalanlardan ancak 15 – 20 kişi ile Saraylı doğusunda İznik yolu boğazı, 10 – 15 kişi ile de Değirmendere Köyü’nün doğu sırtları tutulabilmiştir.
    Yunanlıların Servetiye tepelerine doğru da 1000 kişiye yakın bir kuvvet sevk etmeleri üzerine buradaki kuvvetler de dağılmıştır. Sonuç olarak; bölgede direnmeye devam eden asker sayısı 300’e kadar düşmüş ve 2 – 3 bin kişi evlerini ve köylerini terk ederek dağlara çekilmiştir. Erler üzerinde toplam 5 bin fişek ve makineli tüfekler için de 1’er sandık mermi kalmıştır.  
    Sakarya Mıntıka Kumandanlığı: Halit Molla Kıtası tarafından zapt edilen Mihaliç (Gündoğdu), Döngel, Yeniköy ve daha 3 köy yanmaktadır. Sabah başlayan gemi topu sesleri akşama kadar devam etmiştir.
    Kolordu Karargâhı: Kolordu Kumandanı, kıtaların gece düşmanla teması muhafaza etmelerini, düşmanın çekildiğini hissederlerse derhal müfrezeleri çıkartmaları emredilmiştir. Gece, sakin kuvvetleri ile müştereken Seymen İskelesi’ne taarruza devam edeceklerdi.          
 
24  HAZİRAN 1921  HAREKÂTI
 
‘24 Haziran sabahı Seymen istikametine çekilen düşmanın 2 alayı geri dönmüş, 
karşı taarruza geçmişti. Bu 2 alay takip kuvvetlerimizi geri atarak Çuha Fabrikası yanında İzmit’e doğru tecavüz etti (sarktı). Bu sırada takip kuvvetlerimiz İzmit kenarlarında ve kuzey sırtlarında çarpışmakta idi. Seymen’den gelen 2 Yunan alayının İzmit’i takviyesi üzerine kuvvetlerimiz geri çekilmeye mecbur oldular. Düşmanın denizde bulunan Kılkış Zırhlısı da karadaki kıtalarımız üzerine devamlı ateş açıyordu. Ben, Çuha Fabrikası’nın doğusunda bulunan bir köyün  minaresi üzerinden muharebeyi gözlüyor ve idare ediyordum.’   
 
Ana Sayfa| Hakkımda| Kitaplarım| Alternatif Eksenler| Harşit Çepnileri| Fotoğraf Galerisi| Ziyaretçi Defteri| İletişim|
Atak Teknoloji Merkezi